Laparoskopi Prostat Böbrek Mesane Testis Çocuk Ürolojisi

İNFERTİLİTE - KISIRLIK

İnfertilite genel olarak üreme fonksiyonunun yerine getirilememesi olarak tanımlanır. Gebelikle ilgili herhangi bir korunma önlemi olmaksızın 6ay-1 yıl düzenli cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler için infertilite söz konusudur. Normal çiftler aylık % 20-25 şans ile 6.ayda % 75, 1 yıl sonunda da % 90 oranında çocuk sahibi olabilmektedir. Spermatozolaların kadın genital sisteminde canlı kalabilme süresi 48-72 saat , ovulasyon sonrası ovumun yaşam süresi 18-24  saattir. Bu nedenle kısırlık tedavisine başlamadan önce eşlerin ovulasyon sürecini kapsayan adetin ilk gününden sonraki 11-16. günler arasında 2 günde bir cinsel ilişki yapması önerilmelidir.

Erkek Üreme Sistemi

Ergenlik çağının başlaması ile erkeklerde sperm üretimi başlar. Beyindeki hipofiz bezinden folikül stimüle edici hormon (FSH) ve luteinizan hormon (LH)  salgılanır.

FSH sperm üretimini aktifler, LH testosteron hormonunun salgılanmasına yol açar,  bu durum sperm olgunlaşmasını sağlar. Spermler testislerde üretilir ve epididimde gelişimini tamamlar. Bu yaklaşık olarak 3 ay sürer. Olgun spermler cinsel ilişki sırasında sperm kanallarından kadın vajinasına atılır. Bu sırada prostat ve prostat arkasındaki bezlerden ( veziküla seminalis ) spermi besleyen ve koruyan sıvılar da meniye karışır. Sperm üretimi erkeğin yaşamı boyunca devam eder.

Erkeklerin Bilmesi Gerekenler

İnfertilite problemi kadın ve erkeği eşit oranda etkiler. İnfertilite çiftlerde % 40 erkeğe bağlı, % 40 kadına bağlı, % 10 erkek ve kadın ilişkili, % 10 bilinmeyen sebeplerden meydana gelir. Hiç tedavi almayan infertil çiftlerin yaklaşık % 25-35’ i  bir zaman sonra sadece koitus ile çocuk sahibi olabilirler . Bu oranlar ilk 2 yıl için % 23 ve sonraki 2 yılda  % 10 dur. Bu çiftlerde sadece düzenli ilişki  ile aylık % 1-3 oranında gebelik sağlanabilmektedir .Bu nedenle infertil çiftlerin her ikisi de problemi anlamalı ve kendi arasında tartışmalıdır.

Erkek infertilitesi birçok sebebe bağlıdır. Sperm üretim bozuklukları, sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, sperme karşı antikor varlığı, testis travması, hormonal bozukluklar, anatomik problemler, varikosel, geçirilmiş hastalıklar, infeksiyonlar ve bazı ilaçlar infertiliteye yol açabilir.

Sebep ne olursa olsun infertilitenin üstesinden gelmek kolay değildir. Birçok infertil erkek kendisini eksik ve mutsuz hisseder. Bazıları erkekliğini kaybettiğini düşünür. Bu hisler normaldir ve üstesinden gelmenin yolu diğer insanlarla iletişim kurmaktır. İnfertil çiftler bu problemlerin üstesinden gelmek için birbirlerine destek olmalıdır. İnfertilite sebeplerinin % 90′ının tedavi edilebildiği ve birçok tedavi seçeneğinin bulunduğu unutulmamalıdır.

Fertiliteyi (Üreme Yeteneği) Etkileyen Hayat Şartları ve Alışkanlıklar:

Sigara: Sperm sayı ve hareketliliğini düşürür ve spermin normal yapısını bozar.

Alkol: Aşırı alkol alımı sperm sayısını düşürür ve anormal sperm üretimine yol açar.

Testis ısısı : Erkeklerde testis ısısı vücut ısısından düşüktür. Testis ısısı artarsa sperm üretimi azalır. Yüksek ateş, sıcak ortamda çalışma, sauna ve dar pantolon giyme testis ısısını arttırabilir.

Aşırı kilo : Testis ısısının artmasına ve sperm sayısının azalmasına yol açar.

Aşırı egzersiz :  Hormon üretimini azaltarak infertiliteye sebep olabilir.

İlaçlar:  Bazı tansiyon ve ülser ilaçları sperm sayısını düşürebilir ve cinsel arzuyu azaltabilir.

İnfertilitenin Değerlendirilmesi:

Hastanın tıbbi özgeçmişi

Geçirilmiş kabakulak, bazı ateşli hastalıklar, cerrahi girişimler veya travmalar, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar fertiliteyi etkileyebilir. Ayrıca kimyasal maddelere maruz kalma , stres, ilaç ve alkol kullanımı, egzersiz alışkanlıkları, cinsel ilişki zaman ve sıklığı, ailede bu tip problem varlığı da önemlidir.

Fizik muayene

Ürolog üreme organlarını muayene eder. Testislerin yerinde olup olmadığı, testislerin durumu, sperm kanalları, skrotum içinde genişlemiş damarların olup olmadığı (varikosel) araştırılır. Prostat muayenesi de yapılmalıdır. Ayrıca vücut yağ ve kıllarının dağılımına bakılır.

Laboratuar testleri:

Spermiogram (meni analizi) : 48-72  saatlik cinsel perhizden sonra alınan taze semen makroskopik ve mikroskopik değerlendirmeye tabi tutulur. Sperm sayısı değişkenlik gösterebildiği için semen analizi en az 2 kez yapılmalıdır. Burada sperm sayısı, hareketliliği ve şekli değerlendirilir. Bu test tek başına fertilite durumunu göstermez, çünkü burada spermin tüm fonksiyonlarını görmek mümkün değildir. Fakat infertilitenin başlangıç değerlendirmesi için ilk yapılan kolay ve yararlı bir testtir.

İdrar analizi: İdrarda beyaz kan hücrelerinin (lökosit) varlığı idrar yolu enfeksiyonunu veya prostat enfeksiyonunu gösterir. İdrarda önemli sayıda sperm bulunması idrar torbasına semen kaçtığına işaret eder.

Hormon analizi: Serum FSH, LH ve testosteron düzeylerine bakılır. Bunlar testis fonksiyonları hakkında bilgi verir.

Semende lökosit sayısı: Özel boya veya antikorlar yardımıyla semendeki beyaz kan hücrelerinin sayısı araştırılır. Bunların fazlalığı genital sistem enfeksiyonunu gösterir ve mutlaka tedavi edilmelidir, aksi halde spermlere zarar verir.

Antisperm antikor testi: Bu test kadında veya erkekte sperme karşı antikor var olup olmadığını gösterir. Antisperm antikorlar spermle reaksiyona girip onlara zarar verir ve hareketsiz kılar.

Ultrasonografi: Testislerin yapısı, damarlardaki genişlemeler (varikosel) ve sperm kanallarındaki darlıklar hakkında bilgi verir.

Tedavi

Erkek kısırlığı nedene yönelik (spesifik) ve ampirik olarak medikal tedavi edilebilir.

Nedene yönelik medikal tedavi

Hipogonadotropik hipogonadizm gibi endokrinopatiler, kültürle dökümante edilmiş veya edilememiş pyospermi, antisperm antikorlu immünolojik infertilite ve ejakulasyon bozukluklarında nedene yönelik medikal tedaviler başarılıdır . 

Ampirik tedavi

Erkek infertilitesinin ampirik tedavisinde hormonal veya hormonal olmayan tedaviler sıklıkla kullanılır ,  tedavisi kanıta dayalı değildir, açıklanamayan hastalık durumlarında kullanılır, "teorik" tir. Ampirik tedaviye eşlerin her ikisi ile konuşarak karar verilmelidir ve eşin yaşı tedavinin başlanması ve süresini belirlemede yol gösterici olmalıdır.

Varikosel operasyonu : İnfertil erkeklerin % 60′ında varikosel bulunur. Varikosel sperm üretimini etkiliyorsa veya testiste küçülme yapıyorsa tedavi edilir. Varikosel ameliyatı mikroskop altında yapılmalıdır. Bu sayede gözle görülemeyen küçük damarların bağlanması ameliyat başarısını arttırır ve varikosel tekrarlamasını önler. Varikosel operasyonu %75 hastada sperm kalitesinde düzelme sağlar ve % 35 oranında gebelik elde edilir.

Sperm kanallarındaki tıkanıklıkların giderilmesi: Sperm kanallarının prostata açılan yerindeki darlık yapan sebepler endoskopik olarak kesilerek açılır. Diğer düzeylerdeki tıkanıklık bölgeleri ise mikroskop altında bulunup çıkartılır geri kalan sağlam bölgeler birbirine tekrar dikilerek meninin doğal yolla dışarı atılması sağlanır.

TESE+ICSI: Menide sperm hücresi yoksa testis biyopsisi materyalinden elde edilen  sperm hücresi, ICSI için kullanılır

Yardımcı Üreme Teknikleri

İntrauterin inseminasyon: Düşük sperm sayısı, endometriosis, açıklanamayan infertilite, servikal mukus yetersizliği ve sperme karşı antikor varlığında uygulanır. Erkekten alınan semen özel solüsyonlarla yıkanıp kaliteli spermler elde edilir ve daha sonra kadın rahmine özel bir sonda ile verilir. Bu yöntem hormon tedavisi ile birlikte yapılmalıdır.

İn vitro fertilizasyon (IVF): Kadın yollarındaki darlıklarda veya açıklanamayan infertilitede uygulanır. Hormonal tedavi ile kadının yumurtlaması sağlanıp olgun yumurta elde edilir. Bu yumurta dışarı alınır. Laboratuar şartlarında yumurta ile sperm birleştirilir. Birkaç gün sonrada oluşan döllenmiş hücre kadın rahmine yerleştirilir.

GİFT: Dışarı alınan kadın yumurtası ve sperm birlikte kadın yumurtalık yollarına yerleştirilip doğal döllenme sağlanır.

ZİFT: Laboratuar şartlarında döllenmiş yumurta kadın yumurtalık yolların yerleştirilir.

ICSI (Mikroenjeksiyon):  Laboratuar şartlarında kadın yumurtası içine erkekten elde edilen sperm iğne ile yerleştirilerek elde edilen döllenmiş yumurta kadın haznesine konur. ICSI’de spermin hangi yolla elde edildiğinin önemi yoktur. Böylece spermin kadın üreme yollarındaki ilerlemesine, yumurtayı aramasına ve yumurtayı doğal olarak döllemesine gerek kalmaz. İşlem öncesi kadın yumurtalıkları ilaç ile uyarılır. ICSI için birkaç sperm hücresi yeterlidir. ICSI ile çocuk sahibi olma oranı % 35 civarındadır.



Yeni Mah., Şehit Mesut Birinci Cad. No:85 Samsun, Atakum 55010

0 532 243 5176

hızweb