İdrar kaçırma

MESANE KANSERİ

Mesane

Mesane, karın alt kısmında yer alan içi boş kese şeklinde bir organdır ve içerisinde idrar birikir. İdrar, böbreklerde kanın süzülmesiyle ortaya çıkan vücuttaki atık maddelerin atılmasını sağlayan sıvıdır. Mesane de idrar yolları organlarından bir tanesidir. Böbreklerde üretilen idrar mesaneye gelerek depolanır. Her iki böbrekten üreter adını verdiğimiz iki ince uzun tüp vasıtasıyla idrar mesaneye iletilir. Mesaneden dışarı çıkış tek bir tüp vasıtasıyla olur. Bu tüpe adı verilir. Üretra daha kısa ve kalın bir tüptür.

Mesane duvarı 3 tabakadan oluşur. Bunlar;

• İç tabaka:  Değişici epitel hücreler ile kaplıdır. Bunlar esneme özelliği olan hücreeerdir.

• Orta tabaka: Kas dokusundan oluşmuştur. Mesanenin boşalması için bu kasların kasılarak mesanenin küçülmesine ve içerisindeki idrarın dışarı atılmasına olanak tanır.

• Dış tabaka: Mesanenin etrafını kaplar. Yağ ve fibroz dokusundan oluşur. İçerisinde mesaneyi besleyen kan damarları vardır.

Kanser hücreleri

Kanser, hücrelerde başlar. Hücreler dokuları meydana getiren yapı taşlarıdır. Dokular ise birleşerek organları meydana getirirler. Mesane hücreleri, mesane dokularını ve sonunda mesane organını meydana getirir. Normalde hücreler büyür, bölünerek yeni hücreler oluşturur böylece vücuttaki eskiyen hücrelerin yerine yenilerini koyar. Normalde hücreler yaşlandıkları zaman ya da hasar gördükleri zaman ölürler. Bunlar yok edilerek yerine yeni hücreler konur.

Bazen bu düzen bozulabilir, yeni hücreler vücut onlara ihtiyaç duymadığı halde oluşabilir ya da hasarlı hücreler gerektiği şekilde yok edilemeyebilir. Bu nedenle ortaya fazladan hücreler çıkabilir ve bu hücreler birikerek istenmeyen bir doku meydana getirebilir. Bu istenmeyen dokulara tümör (kanser) adı verilir. Mesanedeki tümörler iyi huylu (benign)= kanser olmayan ya da kötü huylu (malign) kanser şeklinde olabilir. İyi huylu tümörler malign tümörler kadar zararlı değildir.

İyi huylu tümörler

• Hayati tehdit oluşturmazlar

• Tedavi edildiklerinde ya da vücuttan alındıkları zaman yeniden ortaya çıkmazlar

• Etraftaki dokulara geçiş göstermezler

• Vücudun diğer kısımlarına yayılmazlar

Kötü huylu tümörler

• Hayat tehlike oluştururlar

• Tedavi edildiklerinde yeniden büyüme sahip olabilirler

• Çevre organlara geçiş göstererek zarar verebilirler (Mesane tümöründe, prostata, rahim veya vajinaya, rektuma geçiş olması gibi)

• Vücudun diğer bölümlerine yayılma yapabilirler

Mesane kanser hücreleri oluştukları dokulardan kana karışarak uzak dokulara ya da çevre organlara yayılım gösterebilir. Kana karışarak en çok karaciğere, akciğere ve kemiklere yayılım gösterirler. Lenf nodlarına geçiş göstererek öncelikle etraftaki lenf bezlerinde tümör oluşmasına neden olurlar. Daha sonra vücudun diğer organlarına yayılım gösterebilirler.

Risk faktörleri

Mesane kanseri tanısı konduğunda hastalar genellikle bunun sebebinin ne olduğunu merak ederler. Hekimler her zaman mesane kanserine neyin neden olduğunu tam olarak ortaya koyamayabilir. Aynı şekilde yaşayan iki insandan birinde mesane kanseri gelişebilirken diğerinde gelişmeyebilir.

Yine de yıllar süren incelemeler sonunda bazı risk faktörleri mesane kanserinin gelişiminde önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda aşağıdaki risk faktörlerinin mesane kanseri gelişiminde etkin olduğu düşünülmektedir.

 Sigara içme: Mesane kanseri gelişiminde en önemli risk faktörüdür. Birçok mesane kanseri sigara yüzünden ortaya çıkar. Uzun yıllardır sigara içenler, daha kısa bir süre sigara içenlere veya sigara içmeyenlere göre daha fazla mesane kanseri gelişimi konusunda daha fazla risk altındadır.

 İşyerinde maruz kalınan kimyasallar: Birçok insan işyerlerinde kimyasallara maruz kalabilir. Bunlardan bazıları mesane kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Boya, lastik, metal, tekstil, kimyasal ve deri endüstrisinde çalışanlar mesane kanseri gelişimi açısından risk altındadır. Ayrıca kuaförler, makinistler, boyacılar ve uzun yol şoförleri mesane kanseri geliştirme riskine diğer insanlara göre daha yüksek oranda sahiptir.

• Daha önceden mesane kanseri geçirmiş olmak: Daha önceden mesane kanseri geçirmiş bir insanda yeniden mesane kanseri geçirme olasılığı yüksektir.

• Başka kanserler için tedavi görmüş olmak: Daha önceden kemoterapi almış özellikle siklofosfomit kullanmış insanlarda mesane kanseri gelişme olasılığı fazladır. Ayrıca radyasyon tedavisi özellikle karın içerisine ve pelvik bölgeye uygulanırsa mesane kanseri gelişim riski artar.

 Arsenik: Zehir olarak kullanılan bir kimyasal maddedir. Mesane kanseri gelişme riskini arttırır. Dünyada bazı bölgelerde içme suyunda yüksek oranlarda arsenik bulunabilir. Bu da mesane kanseri gelişme riskini arttırır.

• Aile mesane kanseri olma öyküsü: Ailede mesane kanseri olmasının hastalık riskini bir miktar arttırdığı düşünülmektedir.

Belirtiler

Aşağıda yer alan belirtiler mesane kanseri hastalarında sıklıkla görülür.

 İdrarda kan görülmesi: İdrar kırmızı, pas renginde ya da vişne renginde olabilir

• Ani idrar sıkışma hislerinin olması

• Sık sık tuvalete gitme gerekliliğinin olması

• Ani idrara sıkışma olduğu halde idrarı yapamama hissi

• İdrarı boşaltmak için ıkınma gerekli olması

• İdrar yaparken ağrı duyulması

Bu bahsedilen belirtiler, mesane kanserinde görülebildiği gibi daha birçok hastalıkta görülebilmektedir. Bu belirtileri gösteren hastaların birçoğunda mesane kanseri değil enfeksiyon ya da prostat büyümesi gibi idrar yoluna ait diğer iyi huylu sebepler olabilir.

Teşhis

Teşhis aşamasında yukarıda belirtilen belirtilere sahip hastalar incelemeye alınır. Fizik muayene yapılır. Fizik muayene ve detaylı bir hasta hikâyesi ortaya konur. Şu testler istenebilir.

• İdrar tahlili: İdrar tahlilinde idrarda kan olup olmadığı kanser hücrelerinin olup olmadığı kontrol edilir

• Sistoskopi: Mesane içerisini direkt olarak optik kamera vasıtasıyla görmeyi sağlayan bir inceleme yöntemidir. Lokal anestezi altında tanı amaçlı yapılabilir. Özellikle erkek hastalarda lokal anestezi uygulayarak hasta açısından rahatsızlık meydana getirebilir. Böyle durumlarda genel anestezi kullanılarak sistoskopi yapılabilir. Flexsible sistoskopi adını verdiğimiz enstrümanlar lokal anestezi uygulamalarında hasta konforu açısından daha iyi sonuçlar vermektedir.

 Biyopsi: Sistoskopi ile mesane kanseri tespit edilmesi durumunda doku örneklenmesi gerekir. Lokal anestezi ile doku biyopsisi yapılmaz. Hasta genel anestezi ile uyutulduktan sonra mümkünse tümörün tamamı alınarak patolojik incelemeye gönderilir. Böylece hem biyopsi ile mesane tümörünün tanısı konur hem de mesane tümörünün tamamen alınabilmişse tedavisi tamamlanmış olur.

Dereceleme

Alınan biyopsi materyalinde tümör tespit edilirse patolog bu tümörün derecesini ortaya koymaya çalışır. Tümörün derecesi, tümör hücrelerinin normal hücrelerden ne kadar başkalaşma ve farklılaşma gösterdiğine göre belirlenir. Normal hücrelere göre az başkalaşım gösteren tümörler daha iyi huylu, çok fazla farklılaşma gösteren hücreler daha kötü huylu olarak kabul edilir. Daha kötü huylu tümörlerin daha hızlı büyümesi ve çevre dokulara daha büyük olasılıkla yayılacağı kabul edilir.

Hastanın tedavisine karar verilirken tümörün derecesi yüksek dereceli mi düşük dereceli mi olduğunu bilmek önemlidir. Şu soruları doktorunuza sormak faydalı olacaktır.

• Biyopsi yapılması gerekiyor mu?

• Bu işlem ne kadar sürecek? Uyanık mı olacağım, acı duyacak mıyım?

• Biyopsi işlemi yapıldıktan sonra enfeksiyon ya da kanama olabilir mi? Bunlar dışında bilmem gereken bir risk faktörü var mı?

• Patoloji sonuçları ne zaman çıkacak? Patoloji sonuçlarından bir kopya almam mümkün olacak mı?

• Kanser teşhis edilirse tedavi konusunda bilgilendirme kim tarafından yapılacak?

Evreleme

Mesane kanseri teşhis edilen hastalarda hastalığın yayılma derecesi önem taşır. Bu amaçla hastalığın evrelemesi için çalışma yapılır. Evreleme ile amaçlananlar;

• Tümör, mesanenin kas tabakasına kadar ilerlemiş mi?

• Tümör, çevredeki dokulara geçiş göstermiş mi?

• Tümör, başka organlara yayılım göstermiş mi? Göstermişse hangi organlar?

 Kan testleri: Bu testler sayesinde karaciğer, böbrekler gibi organların normal çalışıp çalışmadığı kontrol edilir.

 Akciğer filmi: Akciğerlere tümör yayılımı olup olmadığı konusunda bilgi verir.

 Bilgisayarlı tomografi (BT): BT ile karın içindeki organlar görüntülenir. Özellikle mesane duvarındaki tümör yayılımının olup olmaması, etraf lenf bezlerinde tümör olup olmaması ve karın içindeki diğer organlara tümörün yayılıp yayılmadığı görülebilir.

 MRI: MR, tomografiye yumuşak dokuların özelliklerini göstermekte daha avantajlı olabilir. Mesane dokusunda tümörün ne kadar ilerlediğini çevre lenf dokularında tümör olup olmadığını ve diğer karın organlarında tümör olup olmadığı MR sayesinde ortaya konur.

 Ultrasonografi: Ultrasonografi, uygulanması daha kolay bir yöntemdir. Böbreklerde ve karın içi diğer organlarda tümör olup olmadığı konusunda fikir verir.

Evreleme için biyopsi materyali önemlidir. Bunun dışında ekstra testler gerekli olacaktır.

Kanser oluştuğu dokudan vücudun başka bir yerine yayıldığı zaman yeni ortaya çıkan tümöre metastaz adı verilir. Metastatik tümörler, kaynak aldığı organın özelliklerini taşırlar. Örneğin, mesane kanseri karaciğere yayıldığında karaciğerde ortaya çıkan metastatik tümör hücreleri mesane kanseri hücreleri özelliklerini taşırlar. Burada görülen metastatik tümör, karaciğer hücrelerini içermez. Bu yüzden karaciğer kanseri gibi değil mesane kanseri gibi tedavi edilmesi gerekir.

Mesane kanseri evreleri

Evre 0: Kanser hücreleri sadece mesanenin iç kaplama tabakasında bulunur. Buna karsinoma insitu (CIS) adı verilir.

Evre 1: Tümör, mesane içini kaplayan epitel dokudan daha derinlere yayılım göstermiştir. Ancak mesanenin bir alt tabakası olan kas tabakasına geçiş göstermemiştir.

Evre 2: Tümör, mesanenin ikinci katmanı olan kas tabakasına ilerleme göstermiştir.

Evre 3: Tümör, mesane dokularını aşarak çevredeki prostat, uterus ve vajinal gibi organlara yaılım göstermiştir.

Evre 4: Tümör, pelvis veya karın içinde yayılım göstermiştir ancak lenf nodlarına geçişi yoktur.

Tedavi

Mesane kanseri görülen hastalarda tedavi seçenekleri; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi olarak sıralanır. Bazı hastalarda bu uygulamalardan bir ya da birkaçı beraber uygulanabilir.

Hastaya uygun tedavi seçenekleri şunlara göre belirlenir:

• Tümörün yerleşim yeri

• Tümörün mesane kas dokusuna ya da mesane dışındaki dokulara geçiş gösterip göstermemesi

• Tümörün vücudun diğer organlarına yayılıp yayılmaması

• Tümörün derecesi

• Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu

Tedavinin planlanmasında bir ekip çalışması gereklidir. Üroloji doktoru, onkoloji doktoru ve radyasyon onkolojisi doktoru tarafından hasta değerlendirilerek uygun tedavinin hangisi olacağı belirlenir. Hastaya operasyon planlanmışsa; operasyonun açık ya da kapalı operasyon olmasına göre cerrahinin ağırlığı değişecektir. Hastaya tedavi yöntemleri detaylı olarak anlatılır, tedavi seçenekleri sunulur. Her tedavi yönteminin beklenen sonuçları ve etkileri anlatılır.

Her türlü kanser tedavisinde tedavinin faydası kadar yan etkilerine de sıklıkla rastlanmaktadır. Bu yan etkiler birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkarlar. Uygulanan tedaviler her hastada farklı etkiler ve farklı yan etkiler gösterilir.

Bazen aynı hastada farklı tedavi seanslarında da yan etkilerin değişebildiği görülmektedir. Hasta tedaviye karar verdikten sonra ya uygulanacak tedaviye özel oluşacak etkileri ve yan etkileri detaylı bir şekilde öğrenmelidir.

Aşağıdaki soruların hasta tarafından doktora yönlendirilmesi tedavi planlamasında başlangıç aşamasında faydalı olacaktır.

• Hastalığımın evresi nedir? Tümör mesane içerisinde kas tabakasına ilerlemiş mi? Veya daha ileri yayılım mevcut mu?

• Bana uygulanacak tedavi öneriniz nedir? Alternatif tedaviler var mı? Siz niçin bu tedaviyi öneriyorsunuz?

• Benim için uygun gördüğünüz tedavinin ve diğer tedavi seçeneklerinin beklenen faydaları nelerdir?

• Tedavim öncesinde hazırlanmak için yapmam gerekenler nelerdir?

• Hastanede kalmam gerekecek mi? Kalacaksam, ne uzunlukta?

• Tedaviye bağlı yan etkiler meydana gelirse, bu yan etkilerle nasıl mücadele edilecek?

• Tedavinin maliyeti nedir? Sosyal güvencem bu maliyeti karşılıyor mu?

• Tedavi normal hayat aktivitelerimi nasıl etkileyecek?

• Önerdiğiniz tedavi ile ilgili başka doktorlardan görüş almam da sakınca var mı? Üroloji dışında bu konuda bana yardımcı olabilecek bir yer varsa nelerdir?

• Tedavim sonrasında ne sıklıkla kontrole gelmem gerekecek?

Cerrahi

Cerrahi tedavi seçeneği, mesane kanseri tedavisinde en geçerli yöntemdir. Her hastaya göre farklı olabilmekle beraber mesane kanserinin altın standart tedavi yöntemi cerrahi olarak tümörün tamamen temizlenmesidir.

TransUretral Rezeksiyon (TUR)

Sistoskop adı verilen endoskopik enstrüman vasıtasıyla mesane içerisine girilir. Mesane içerisinde tümör görüldükten sonra rezektoskop adı verilen enstrüman vasıtasıyla hastanın tümörü küçük parçacıklar halinde kesilerek temizlenir.

TUR uygulaması sırasında spinal anestezi ya da genel anestezi uygulanabilir. TUR uygulaması kapalı ameliyat yöntemi olarak bilinir. Açık kesi gerektirmez. 1-2 günlük sondalı kalma sonrası hızla iyileşir.

TUR uygulaması genellikle birkaç hafta sonra tekrarlanarak mesanede tümör kalıp kalmadığı kontrol edilir (reTUR).

TUR uygulamasından sonra idrarda birkaç gün boyunca kan görülmesi, idrar yaparken güçlük ve ağrı olması normaldir. Bu belirtilen önlenmesi ve şikâyetlerin azaltılması amacıyla hastaya sonda alındıktan sonra ilaç tedavisi uygulanır.

Açık Cerrahi

Mesane kanseri tedavisinde mesanenin bir kısmının ya da tamamının alınması gerekiyorsa açık cerrahi tercih edilir. Karın alt bölgesinden yapılan bir kesi ile mesaneye ulaşılır.

Mesanenin kısmi alınması (Parsiyel sistektomi): Mesanede kas dokusuna işlemiş sadece bir adet tümör olduğunda bu tümör çok büyük çapta olmadığında ve mesanenin kubbe adı verilen üst kısmında yer aldığından Parsiyel Sistektomi yapılabilir. Parsiyel Sisktektomi’ de mesanenin tamamını çıkartmak yerine sadece tümörün olduğu bölüm çevresinde güvenli bir tümörsüz alanla beraber çıkarılacak şekilde ameliyatla dışarı alınır. Mesanenin bir kısmının alınmasına bağlı, mesanede hacim kaybı oluşacağından hasta idrar depolamakta güçlük çekebilir. Bu yüzden daha sık tuvalete gitme idrar yapma ihtiyacı duyabilir. Bu sıkıntı genellikle zaman içerisinde düzelir.

Mesanenin tamamının alınması (Radikal Sistektomi): Mesane kas dokusuna ilerlemiş tümölerde (evre 2 ya daevre 3) en sıklıkla uygulanan cerrahi tedavi Radikal Sistektomi’dir. Mesanenin tamamı, çevre lenf dokuları ve mesaneye gelen idrar kanallarının bir kısmı çıkartılır. Ek olarak erkeklerde prostat, kadınlarda rahim mesaneyle beraber çıkartılır. Tümörün yayılım gösterdiği çevre dokular varsa bu dokular varsa bu dokularda beraberinde çıkartılır.

Mesanenin tamamı çıkartıldığında idrar akışının devamlılığını sağlamak için yeni bir sistem inşa etmek gerekir. Yapay mesane uygulaması ya da vücut dışına idrar torbası takılması yöntemleriyle böbreklerden gelen idrarın depolanması ve vücut dışına alınması amaçlanır. Bu konu rehabilitasyon bölümünde daha detaylı olarak anlatılacaktır.

Mesane kanseri ameliyatı sırasında erkeklerde prostat, kadınlarda ise rahim alındığı hallerde normal yollardan çocuk sahibi olmak ve kadınlarda hamile kalmak artık mümkün olmaz. Ancak cinsel hayat hem erkeklerde hem de kadınlarda devam edebilir. Erkeklerde prostatın alınması sırasında ereksiyonu sağlayan sinirlerin korunmaması, kadınlarda da vajinanın bir kısmında tümör olması nedeniyle vajinanın da bir kısmının alınması halinde cinsel hayatta zorluklar ortaya çıkabilir.

Mesane kanseri cerrahisi, cinsel hayat üzerinde etkilere sahiptir. Tedavi öncesi bu konunun iyice anlaşılması ve partnerinizle beraber, doktorunuz tarafından da uygun bilgilendirmeyle ortak karar alınması önemlidir.

Cerrahi sonrası iyileşme dönemi vardır. Her hasta ve her cerrahi çeşitleri için iyileşme süreleri farklıdır. Cerrahi sonrası bir süre zayıflık ve yorgunluk hissetme beklenen etkilerdir.

Ek olarak operasyon sonrası birkaç gün boyunca ağrı ve idrar yaparken rahatsızlık olabilir. Doktorunuz tarafından verilecek ilaçlarla bu tip şikâyetler en alt seviyeye indirilir. Tedaviye başlamadan önce bu konularda bilgi almak hastalığınızın kontrolünde size yardımcı olacaktır. Mesane kanseri için uygulanan cerrahi tedaviler sonrasında genellikle sonda uygulanır ve uygulanan cerrahiye göre değişmekle birlikte hastalar bir süre için sondalı kalır. Cerrahi tedaviler için kararınızı vermeden önce aşağıdaki soruları doktorunuza sormak faydalı olabilir.

• Benim için uygun gördüğünüz cerrahi tedavi seçeneği hangisidir, neden?

• Çevre lenf dokularını ve başka organları da almak zorunda kalacak mısınız? Neden?

• Cerrahi sonrası neler hissedeceğim?

• Eğer cerrahi sonrası ağrım olursa bunu azaltmak için yapılabilecek bir şey var mı?

• Hastanede ne kadar süre kalacağım?

• Uygulanacak cerrahinin uzun dönem yan etkisi var mı?

• Mesanem alınmak zorunda kalırsa vücut dışı torba uygulaması mı uygulanacak yoksa yapay mesane ihtimali var mı?

• Yapay mesane planlandığı halde vücut dışına torba takmak zorunda kalınabilinir mi?

Kemoterapi

Kemoterapide kanser hücrelerini öldürecek ilaçlar kullanılır. Cerrahi uygulama öncesinde ya da sonrasında kemoterapi uygulanabilir.

Kemoterapi çeşitli yöntemlerde alınır:

 Mesane içerisine uygulanan: TUR operasyonu sonrasında yüzeyel mesane tümörü tespit edilmişse mesane içerisine ilaç verilmek suretiyle hastalığın nüksetmesi ve ilerlemesi engellenmeye çalışılır. Mesane içerisine bir sonda uygulanarak ilaç verilir. 2 saat kadar bu ilaç mesane içerisinde kalır. Mesanenin her yüzeyine temas edebilmesi için hastaya çeşitli pozisyonlar verilir. Bu tedavi haftada 1 olmaz üzere genellikle 6 hafta boyunca uygulanır.

• Ağızdan ilaç uygulaması: Bazı ilaçlar hastaya kemoterapi amaçlı haplar şeklinde verilebilir.

 Damar içi uygulama: Kasa geçmiş mesane tümörlerinde sistemik kemoterapi uygulaması gerekir. Burada damardan verilen kemoterapi ilaçları kullanılır. İlaçlar kan akımına girerek vücudun her yerine dağılırlar. Böylece vücuda dağılmış tümörler tedavi edilir.

Mesane tümörünün tedavisindeki ilaç uygulamaları hastanede, doktor ofisinde ya da evde olabilir. Hastanede kalmak genellikle gerekmez.

Kemoterapi kürler halinde verilir. Her kür kemoterapi uygulamasından sonra belli bir süre ilaçtan arınma, dinlenme ve hastanın kendine gelme süresi vardır. Verilen ilaca bağlı olarak çeşitli yan etkiler görülebilir. Mesane içerisine ilaç uygulamalarında yan etkiler genellikle çok hafiftir.

Bu uygulamayı takip eden birkaç gün içerisinde hastada mesaneyi sık boşaltma hissi, idrar yaparken yanma hissi oluşabilir. İdrarda kan görülebilir. Bazen grip benzeri belirtiler ve ateş, döküntüler görülebilir. Bu belirtiler hızla birkaç gün içerisinde kaybolur.

Ağızdan alınan ve damardan verilen ilaçlarda kullanılana ilaca ve kullanılan doza göre yan etkiler değişir. Kemoterapi ilaçlarının özelliği, hızlı büyüyen hücreleri öldürmesidir. Böylece ilk öncelikle kanser hücrelerini öldürür fakat hızlı bölünmeye uğrayan bazı hücrelerde bu tedavilerden zarar görür.

Bunlar:

• Kan hücreleri: Vücutta hızlı bölünen hücrelerdendir. Kemoterapi ilaçlarından etkilenir ve sayıları azalabilir. Sağlıklı kan hücrelerinden beyaz kan hücrelerinin sayısı azaldığında hastanın enfeksiyonlara yakalanma ihtimali artar. Kırmızı kan hücreleri ve trombositlerin sayısı azaldığında kansızlık oluşması, kanama eğiliminin artması, çabuk yorgunluk olması gibi belirtiler görülebilir. Tedavi esnasında meydana gelen bu tip değişimler, tedavi ekibince yakından değerlendirilir ve gerekli yerine koyma tedavileri yapılır. Kan hücrelerini arttırıcı ilaçlar verilerek bu durum engellenebilir.

 Saç kökü hücreleri: Kemoterapi saç kaybına neden olabilir. Tedavi sonrası bu etki kalıcı olmaz ve saçlar yeniden uzar. Bazen saç renginde ve yapısında değişiklik meydana gelebilir.

 Sindirim sistemindeki hücreler: Kemoterapi sırasında sindirim sisteminde hızlı bölünen hücrelerde etkilenerek sindirim sisteminde değişikliklerin meydana gelmesine neden olabilirler. Bunlara bağlı olarak; iştahta azalma, bulantı-kusma, ishal, ağızda ve dudaklarda yaralar meydana gelmesi görülebilir. Bu tip yan etkilerin önüne geçmek için çeşitli korunma yöntemleri, tedavi ekibi tarafından hastaya detaylı olarak anlatılır. Genel olarak tedavi bittikten sonra bu yan etkiler ortadan kaybolur.

Mesane kanseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar; ellerde ve ayaklarda karıncalanma, iğne batması ve his kaybı gibi yan etkiler meydana getirebilirler. Bu etkiler de genelde geçicidir.

Biyolojik tedavi (İmmunoterapi)

Yüzeyel mesane kanseri tespit edilen hastalarda kemoterapi yerine biyolojik tedavi uygulanabilir. Bu tedavide hastanın bağışıklık sisteminin aktive edilmesi amaçlanır. En sık kullanılan ajan BCG çözeltisidir. BCG çözeltisi içerisinde gücü azaltılmış tüberküloz (verem) bakterileri bulunur. Bu bakteriler vücudun doğal savunma mekanizmalarını (bağışıklık sistemi) harekete geçirerek bu savunma hücreleri sayesinde mevcut kanser hücrelerinin de yok edilmesini amaçlar.

TUR sonrası birkaç hafta boyunca doktorunuz tarafından mesane içerisine ince bir sonda konarak ilaç uygulaması yapılır. Hastanın ilca uygulaması sonra 2 saat kadar ilacı mesanede tutması beklenir.

BCG tedavisi, genellikle 6 hafta boyunca haftada 1 kez uygulanır. Kanserin yeniden oluşması ve diğer evrelere geçişi engellenmeye çalışılır.

Tedavi sırasında hasta alışık olmadığı bir yorgunluk hissedebilir. Bunun dışında mesane duvarı üzerinde BCG’nin irrite edici etkisi olabilir. Hasta ani idrar sıkışmaları, mesane boşaltma isteği yaşayabilir. Normale göre daha sık olarak idrar yapma oluşabilir. Buna ek olarak idrar yaparken ağrı görülebilir. İdrarda kan görülmesi, mide bulantısı, kusma ,hafif ateş ve titremeler olması grip benzeri etkilerin ortaya çıkması rastlanılabilecek belirtilerdir.

Bu tip yan etkilerden korunmanın yolları, doktorunuz tarafından size anlatılacaktır.

Biyolojik tedavi terapi (immunoterapi) öncesi aşağıdaki soruları doktorunuza sormak faydalı olacaktır.

• Bu tip bir tedaviye neden ihtiyaç duydunuz?

• Hangi ilaçlar kullanılacak?

• Uygulanacak ilaçların çalışma mantığı nedir? Etki etme mekanizması nasıldır?

• Tedavime ne zaman başlanacak ve sonlanacak?

• Uzun ve kısa vadeli görülebilecek yan etkiler nelerdir?

Radyasyon tedavisi

Radyasyon tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek amacıyla yüksek enerji taşıyan ışınlar kullanılır. Cerrahi tedavi sonrasında uygulanabilir. Genellikle kemoterapiye yardımcı olarak kas dokusuna ilerlemiş tümörlerin tedavisi amacıyla kullanılır. Nadir olarak cerrahi tedaviye alternatif olarak radyoterapi düşünülebilir.

Radyasyon üreten özel cihazlar vasıtası ile mesane ve çevre dokularına radyoaktif ışın tedavisi uygulanır. Genellikle haftanın 5 günü tedavi verilir. Hafta sonu vücut dinlendirilir. Her tedavi seansı 20-30 dk.  sürer.

Radyoterapi ağrısız bir işlem olduğu halde bazı yan etkileri görülebilir. Başlıca yan etkileri; bulantı, kusma ve ishaldir. Ek olarak hastada radyoterapi esnasında ileri derecede yorgunluk görülebilir. Başlıca bu tip yan etkilerle mücadelenin yolları tedavinizi düzenleyen doktorunuz tarafından size anlatılacaktır.

Radyoterapi öncesi doktorunuza sormakta faydalı olabilecek sorular;

• Bu tedaviye neden ihtiyaç duyuyorum?

• Tedavi ne zaman başlayacak ne zaman bitecek?

• Tedavi esnasında nasıl hissedeceğim?

• Radyoterapinin işe yarayıp yaramadığını nasıl anlayacağız?

• Uzun dönem kalıcı etkiler oluşacak mı?

İkinci görüş

Mesane kanseri tedavisine başlamadan önce teşhisiniz, tümörünüzün evresi ve tedavi planı hakkında ikinci bir doktordan görüş almak faydalı olabilir. Bazı hastalar doktorlarının böyle bir tekliften rahatsız olacağını ve yanlış anlaşılma olabileceğini düşünmektedirler. Genel olarak tam tersi doğrudur. Birçok doktor mesane kanseri tedavisinde standart olarak kabul edilmiş ortak yöntemleri uygulamaktadır. Hastasının kendine güvenmesi için ikinci bir görüş almasının faydalı olacağını düşünür. Böylece hastasının kafasındaki soru işaretlerinin ve şüphelerin ortadan kalkacağından tedaviye uyumu daha iyi olur.

İkinci görüş için başka bir doktora başvuran hasta ilk doktoru ile ikinci doktorunun görüşlerinin tamamen uyuştuğunu ve tedavi planlarının aynı olduğu görebilir. Yada başka doktor çok daha farklı bir tedavi planı da ortaya konabilir.

Hastalık için doktorlara ve hastalara göre değişen çeşitli farklı alternatif yöntemler olabilir. Farklı görüşler almak; kafa karışıklığı yaratmaz bilakis hastanın konu hakkında daha fazla bilgi alması veya alternatifleri öğrenmesi açısından önemlidir.

Rehabilitasyon

Mesane kanseri tedavisi sonrası normal hayata dönüş süresi hastadan hastaya ve uygulanan tedaviden tedaviye değişiklik gösterebilir. Bu konuda hizmet veren ekibin mesane kanseri konusundaki tecrübesi de önemlidir.

Mesanenin alındığı durumlarda idrarın vücut içerisinde ya da dışarısında depolanması için yeni bir sisteme ihtiyaç vardır. Genellikle en fizyolojik olan yöntem, ince bağırsaklar ya da kalın bağırsaklar kullanarak vücut içerisinde idrarı depolayacak yapay bir mesane oluşturulmasıdır. Bu mesaneye ortotopik mesane adı verilir.

Ortotopik mesane (yapay mesane) nin alternatifi her iki idrar yolunun küçük bir bağırsak parçasıyla karın cildine ağızlaştırılması ve idrar depolanmasının vücut dışında taşınan karın cildine yapışan bir torba vasıtasıyla dışarıda yapılması operasyonudur. Kozmetik ve psikolojik olarak hasta üzerinde olumsuz etkileri olabilir.

Her iki tip uygulama hakkında özet bilgi vermek gerekirse:

• Vücut dışına takılan idrar depolama torbası: İnce bağırsaktan alınan 10-15 cm arası uzunlukta bir parçanın bir ucuna böbreklerden gelen idrar kanalları dikilir, diğer ucu karın cildinde açılan bir deliğe monte edilir. Böbreklerden süzülerek gelen idrar, bu bağırsak içerisinden geçerek karın cildine çıkar. Tam bölgeye uygun cilde yapışma özelliği olan bir torba vasıtasıyla böbrekten süzülüp gelen idrar dışarıdaki torbada toplanır. Özel yapışkan maddeler sayesinde torba karın cildinden çıkmaz. Günde birkaç defa torba boşaltılır. Her torba 2-3 gün kadar dayanabilir.

• Yapay mesane uygulaması: İdrar depolama amaçlı yeni bir mesane yapılması ana amaçtır. Bir ince bağırsaktan alınan 40-45 cm uzunluğunda bir parça kendi üzerinde yapılan özel katlamalar sayesinde yuvarlak bir torba haline getirilir. Bu torbanın bir ucu böbreklerden gelen idrar kanallarına (üreterler), diğer ucu mesaneden vücudu terk eden idrar kanalı üretra tespit edilir böylece aslında tam uygun yeni bir mesane meydana getirilir. Hasta operasyon sonrası ilk günlerde eskisine oranla daha sık olarak idrara gider. Fakat mesanesi ilerleyen haftalarda istenilen kapasitesine erişir, normal çok yakın fizyolojik işeme ortaya çıkar.

Operasyon öncesi hastalar, her iki ihtimalinde uygulanabileceği konusunda bilgilendirilir. Operasyon sonrası hastaya (özellikle vücut dışına torba takılan hastalarda) torbanın bakımı konusunda eğitim verilir ve günlük hayata en kısa şekilde uyum sağlanır.

Beslenme

Kanser tedavisi öncesinde, sonrasında ve sırasında yenilen içilen gıdalara özel dikkat gösterilmesi olumlu sonuçlar doğuracaktır. Gerekli miktarlarda besin, vücuda gerekli olan kaloriyi sağlayacak şekilde ayarlanmalı ve hasta kilosunu uygun limitler içerisinde korumalıdır. Vücut gücünü korumak için yeterli protein alımı önemlidir. İyi beslenme, hastanın psikolojik olarak iyi hissetmesine ve daha fazla enerjiye sahip olmasına yardım edecektir. Bazen özellikle kemoterapi tedavilerinin hemen ertesinde iştah kaybı görülebilmektedir. Hasta kendini rahatsız ve bitkin hissedebilmektedir. Yiyeceklerin tadının olmadığı eskisi gibi tat alamadığı hastalar tarafından ifade edilir. Tüm bunlara ek olarak ağızda ve dudaklarda çıkan yaralara bağlı beslenmenin güçleşmesi sık rastlanan bir durumdur.

Kanser tedavisine alışkın merkezlerde her türlü yan etkiye karşı etkin bir çözüm üretilmiştir. Yukarıda bahsedilen olumsuz etkiler içinde uygun tedaviler verildiğinde hastanın şikayetleri en alt seviyeye indirilir.

Takip

Mesane kanseri tedavisi sonrasında düzenli kontroller önemlidir. İlk başlarda her 3 ayda bir daha sonrası 6 aylık dönemler halinde kontroller yapılması önerilir. Kontroller sayesinde vücutta meydana gelen değişiklikler erken tespit edilir ve gerekli önlemler alınır. Kontroller dışında da hastanın herhangi bir şikâyeti olması halinde doktoruyla temas kurması önemlidir. Mesane kanser nüks etme (tekrarlama oluşma) ihtimali olan bir tümördür.

Bu nedenle takip edilmesi ve yenilemesi halinde hızlı tedavisi yapılması gerekli olur. Hastanın kontrolleri sırasında fizik muayene, kan testleri, idrar testleri yapılır. Gerekli görülen durumlarda sistoskopi (mesane içerisine bakma) ve tomografi görüntülemesi uygulanabilir.



Yeni Mah., Şehit Mesut Birinci Cad. No:85 Samsun, Atakum 55010

0 532 243 5176

hızweb